avatar evreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avatar evreni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2009 Perşembe

Avatar Evreni (Kısım 4) - Ateş Ulusu


Gezegenin ekvator çizgisinin batı kısmında kurulmuş olan ve Japonya, Endonezya, İzlanda, Çin gibi ülkelerden esinlenerek oluşturulmuş bir sürü volkanik adadan meydana gelen ülkedir. Ateş ulusu, ateş bükmeyi sağlayan pirokinetiğin Ateş Bükme sanatını gerçekleştirenlerin memleketidir. Ateş ulusu silahlı kuvvetleri bir asırdan fazla süren zaman içinde gezegenin çoğunda emperyalizm ve kolonicilik anlayışına uygun olarak hakimiyet kurmuştur.

Kültürleri
Avatar evrenindeki bir çok kültür ve yerleşim gibi Ateş Ulusu da kesin olarak Çin'den etkilenerek oluşturulmuştur. Ateş ulusundaki moda geleneksel Çin giyimi ile oldukça benzerdir. çeşitli renklerin, paltoların ve silahların katmanlarından oluşan giyimleri geleneksel Çin'e yakındır. Ateş ulusu vatandaşları ve yöneticileri, siyahtan, kahverengi ve kırmızıya kadar çeşitli elbiseler giyerken altın ve mücevherat da aksesuar olarak sıklıkla kullanılır.
Ateş ulusu amblemi, kırmızı bayrağın üzerinde siyah ateşten oluşur. bu amblemin olduğu bayrak, ateş ulusunun kendi şehirlerinden ve kasabalarından fethettikleri yerleşim birimlerine kadar bir çok kez görülmüştür. Diğer ulusların aksine bu amblem ordu veya donanma kuvvetleri üniformalarında bulunmaz.

Agni Kai

Ateşbükücüler bir anlaşmazlığa düştüklerinde veya onurlarını geri almak maksadıyla yüzyılalrdır süregelen bir gelenek olan ateş bükücü düellosu Agni Kai'ı uygularlar. KArşılaşma açık havalı bir arenada gerçekleştirilir ve izleyiciler de bulunabilir. Bu karşılaşmalardaki hedef, rakibinin dengesini bozmak ve etkisiz hale getirmektir. Bu düellolar yüzlerce ateş bükücünün hayatına mal olmuştur ve mücadelede affetdici davrananlara da iyi gözle bakılmaz. Agni kelimesi sanskritçe ateş kelimesinden türetilmiştir.

Eğitim
Ateş ulusu, gerçek hayattaki resmi okullardakine benzer bir eğitim sistemine sahiptir. Tarih, Müzik, Etik, Savaş Hali ve Ateş Bükme derlseri, çeşitli öğretmenler tarafından öğrencilere öğretilir. Aynı zamanda bu eğitim bir beyin yönlendirme işlevi de görüp öğrencilerde yüksek milliyetçilik ve ateş lorduna sadakat sağlamak için kullanılır. Öğretmenler, disiplin ve düzen konusunda katı olup öğrencilere dans sanatı veya kendini ifade etme biçimlerini göstermeyi reddederler. Ayrıca tarih kitaplarındaki konularda bolca sansür ve propaganda mevcudiyeti görülebilir (Örneğin, Hava Göçebeleri soykırımı, Göçebelerin ordusu olmamasına rağmen "Hava Göçebesi ordusuyla meydan savaşı" şeklinde tarif edilir.)

Ordu
Ateş Ulusu ordusu, dört ülke içindeki en güçlü ordudur. Mekanik silahlı kuvvetlere sahip olan tek askeriyedir. Ateş ulusu, kara temelli savaş makineleri ve araçlarının yanı sıra, donanma için de aktif gemiler kullanır. Aynı zamanda hava gücüne sahip olan da tek ulustur. Ayrıca her yüzyılda bir "Sozin'in Kuyrukluyıldızı" sayesinde ateş bükücülükleri en şiddetli silaha dönüşür.
Ateş ulusu ordusu, bükücü olmayan askerler de barındırır. Bu askerler genellikle, mızrak, kılıç ve kalkan ile kuşandırılırlar. Ordunun bükücü elemanları ile silahsız dolaşırlar. En büyük silahları ateş bükücülükleridir.
Ateş ulusu ordusu, Çin ve Moğol orduları gibi asker feda etmekte tereddüt etmez. Bir savaş planı toplantısında, generallerden biri, sadece dikkati başka yöne çekmek için çok sayıda askerin feda edilmesini önermiştir.
Yu Yan Okçuları, 100 metreden bir sineği tereddütsüz vurabilecek, çok özel eğitilmiş dövmeli askerlerdir. Komutan Zhao'nun emri altındadırlar. Son derece yeteneklidirler ve Aang'i, yani Avatar'ı bile bir süreliğine ele geçirmişlerdir fakat sonrasında Avatar kaçmayı başarmıştır.
Bir ada ülkesi olması ve her yanı sularla çevreli olması neticesinde, Ateş ulusu donanması oldukça gelişmiştir. Ateş ulusunun gemilerde metal kullanması gemilere, toprak bükücüler tarafından zarar verilmesini önlemektedir.
Ayrıca ateş ulusu, "Mekanikçi" olarka bilinen tasarımcının yaptığı savaş balonlarına sahiptir. İlk başarısız ateş ulusu istilasının sonuna doğru, bu balonlar istilayı tamamen püskürtmek ve sona erdirmek için kullanılmıştır.

Tarihleri
Orjinal olarak, Ateş bilgeleri, adaları Büyük bilge(Ateş Lordu) ile birlikte yönettiler. Ateş bilgileri bir süre özgürdüler fakat sonraları büyük bilgeye sadakate zorlandılar. Ateş ulusunda, Ateş Lordu ünvanı ile mutlak monarşi mevcut oldu.
Lord Sozin zamanında yeni bir Ateş Ulusu geleneği yaratıldı. Bu geleneğe göre, her kim ki bir ejderhayı öldürürse onun güçleri efsanevi olarak anılacaktı. Ejderhalar, uzun yıllardır insanlığın arkadaşı olmalarına rağmen bu gelenekten sonra büyük nefret duymaya başlayıp gizlenme yerlerine saklandılar. Eğer bir ateş bükücü bir ejderhayı öldürürse "Ejder" ünvanını kazanıyordu. Son ejder, sonraları "Batının Ejderi" olarka da anılacak olan Prens Iroh idi. Ejderha ile dövüşürken "Ejder Ağzı" olarka bilinecek tekniği keşfetti. Bu teknik, ağızdan ateş çıkartmayı mümkün kılıyordu. Ardından bu tekniği ailesine öğretmeye çalıştı. Fakat, Iroh'a göre, öldürdüğü ejderha yaşayan ve varolan son ejderhaydı. Daha sonra ise Güneş Savaşçıları olarka bilinen kabilenin korumasında iki ejderhanın daha yaşadığı öğrenildi.

Yerleşim Birimleri
Hapishaneler
Ateş ulusu ordusu, kömür madenleri ve hapishaneleri de kullanırdı. Hapishaneler, diğer uluslardan esirlerin getirildiği korunaklı yerlerdi. Metalden yapılmışlardı.

Kaynar Kaya

Kaynar Kaya (The Boiling Rock), ateş ulusunun güvenlik önlemleri en yoğun olan, en ünlü hapishanesidir. Ateş ulusunun en tehlikeli suçluları ve diğer uluslardan ele geçirilen esirlerin elebaşlarının tutulduğu bir yerdir. Hapishane, bir yanardağ kraterine inşa edilmiş olup etrafı aşağadıki volaknın ısısı ile ısınan kaynar sular ile çevriliydi. Hapishaneye ulaşımın tek yolu, volkanın dışındaki savaş balonuyla ulaşılan bir limanın yukarısındaki kablo ile bağlanmış bir teleferiği kullanmaktı.Ateş ulusu suçlulularından oluşan hapishane nüfusu da epey fazla olduğundan yöneticiler tarafından kesin şekilde koyulmuş bir ateş bükme yasağı uygulanmaktaydı. Bu kuralı çiğneyen her hangi bir mahkum "soğutucu" olarka adlandırılan izole ve son derece soğuk bir odaya kapatılırdı.

Ember ADası

Ember adası, öncelikle tatil amaçlı kulanılan bir Ateş Ulusu adasıdır. Ada üzerinde Ateş Lordu Ozai'nin de aile üyelerinin zaman zaman geldiği bir malikanesi vardır. Adadaki ana etkinlik alanlarından biri "Ember ADası Oyuncuları" olarak bilinen tiyatro grubunun sergilediği oyunlardır. En ünlü oyunları "Buzdağındaki Çocuk" isminde olup Aang ile Ateş Lordu Ozai'nin mücadelesini konu alan ve Ozai'nin zaferiyle sonuçlanan oyundur.

Roku'nun Adası

Ateş Ulusu Başkenti'nden 150 kilometre kadar uzakta olan ve Avatar Roku'ya ev sahipliği yapmış küçük bir adadır. Avatar Görevlerinden arta kalan zamanlarında Avatar Roku ve eşi Ta Min bu adadaki evlerinde vakitlerini geçirirlerdi. Adayı yakan ve Roku'nun ölümüne neden olan bir volkanik patlama sonucu harabe olarka görülmüştür.

Ateş Bükücülük
Ateş Bükmenin ilham kaynağı ve orjini güneş iken, insanlara bu sanatı Ejderhalar öğretmişlerdir. Ateş Bükme felsefei, Bugünkü Ateş Ulusu'nda, ilk çıktığı zamanlardan çok farklıdır. Orjinal olarak, yaşamı, enerjiyi ve sıcaklığı temsil ederken Ateş ulusu'nda öfke ve kızgınlıkla doldurulmuştur. Ateş Bükücülük, iç huzur gibi mental durağanlığı, disiplini, duygusal durağanlığı ve nefes alıp verme ve genel sağlığın iyi olması gibi fiziksel durağanlığa çokça bağlıdır. Ateş bükücüler, gündüzleri geceden daha kuvvetlidirler. Güneş tutulması süresince bükücülüklerini kaybederler. Eğer bir kuyruklıyıldız yakınlarda ise, ateş bükücülerin kuvveti oldukça artar, onlara uçabilme ve büyük ateş dalgaları yaratabilme gibi kuvvetler sağlar. Sozin, kuyrukluyıldızı ilk kez tüm hava göçebelerini ortadan kaldırmak için kullanmış ve savaşı başlatmıştır. Ozai ise, Toprak KRallığındaki herkesi ortadan kaldırmak ve savaşı sonlandırmak için kullanmaya çalışmış fakat Aang tarafından engellenmiştir.
Ateşbükme hareketleri temelde Kuzey Shaolin stiline dayanır. Kuzey Shaolin Kung Fu'su, hızlı, başarılı ve ani atakları gerkli kılar. Bu da ateş bükmeyi, dört sanat içindeki en agresif dövüş sanatı yapmaktadır. Nefes kontrolü ateş bükücülük için son derece önemlidir. Genç ateş bükücülere ilk olarak nefes kontrolü öğretilir çünkü bu olmazsa yarattıkları ateşin kontrolünü çok çabuk kaybederler.

Uzman Teknikler
Yıldırım
Yıldırım yaratmak tüm duyguların ve kafadaki huzurun yokluğunu dikte ederek tamamen Yin ve Tang'a odaklanmasını gerekli kılar ve sadece inanılmaz derecede tecrübeli ateş bükücüler tarafından gerçekleştirilebilir. Aynı zamanda bir bükücü, yaratmaktan ziyade yıldırımı yönlendirmeyi de başarabilir.

Uçmak
Bazı yetenkli ateş bükücüler, ateşi ayaklarının altına tutarak doğan enerji ile çok daha yukarıya zıplamayı veya ilerlemeyi başarabilirler.

Ateş Nefesi
Iroh bir ejderha gibi ağzından ateş çıkarabilir. Zuko'ya da bu tekniğin kullanımı ilk sezonda gösterilmiştir. Sozin'in Kuyruklıyıldızı bölümünde Azula, Aang, Ozai de ateş nefesi yaparken görülmüştür.

Mavi ateş
Normal ateşe göre çok daha sıcak olan bu ateşi yaratabilme yeteneğine bir tek Azula sahiptir. Mavi Ateş, ikinci kitapta normal ateşe göre daha güçlü olarak gösterilmesine rağmen, üçüncü kitapta sade ateşe eşit güçte olarka gösterilmiştir. Mavi ve Kırmızı Ateş'in hangisinin daha güçlü olabileceği eğitimle alakalıdır. Final bölümünde Zuko'nun kırmızı ateşi Azula'nın mavi ateşini karşılayabilmiştir. Zuko o zaman ateş bükmeyi, orjinal ateş bükücüler lan Ejderhalardan öğrenmiştir.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Avatar Evreni (Kısım 3) - Toprak Krallığı

Toprak krallğı haritanın coğrafi açıdan en büyük bölümünü kaplayan ülkedir. Coğrafi anlamdaki bu büyüklüğü diğer tüm uluslarla komşu olmasını sağlamıştır. Geokinesise epeyce benzer toprak bükme pratiği yapan kadın ve erkeklerin evidir. Toprak krallığı, Ateş ulusu'nun emperyalist savaşında sınırlarında en fazla karşı koyan millettir. Su kabilesi de kendilerine yardıma katıldığı için toprak krallğı onların yerlerini de korumaya çalşmıştır çünkü su kabileleri kendi topraklarını korumak açısından oldukça zayıf kalmışlardır. Toprak krallığının bir çok vatandaşı kendi içinde apayrı bir dünya olan başkent Ba Sing Se'de yaşarlar. İkinci kitabın sonunda Ba Sing Se düşmüştür ve üçüncü kitap boyunca yok olma tehlikesi ile yüz yüze kalmıştır.


Ortaya Çıkış

Toprak Krallğı, Ming ve Kinq hanedanlığından adını alan geç dönem Çin İmparatorluğundan esinlenilmiştir. Toprak kralının sarayı yasak şehir ve diğer çin binalarından esinlenilmiştir. toprak krallğı vatandaşları imparatorluğun geniş alanlarında farklı görünümler sergilerler. Toprak Krallığı amblemi karenin içine çizilmiş bir daire ve merkezinde çok daha küçük bir kareden oluşur(Çin parası gibi). Bu nişanlar Toprak Krallığının derinliğini sembolize ederler.

Kültürleri

Mekanik altındaki teknoloji temelli mülteciler ve Kyoshi Adası'nın izole yerleşimi dışında, Toprak Krallığı diğer uluslara göre daha az dışa kapalıdır.

Toprak krallğı vatandaşları bir çok oyun ve etkinlikler yaratmışlardır. Örneğin Omashu'da ilk kez Aang ve Kral Bumi'nin oynadığı ve şehrin dağıtım sisteminde yapılan ve kral Bumi'nin "World Greatest Superslide" denilen oyun oynanır. Ba Sing Se'nin ara sokaklarında toprak bükme kullanlarak oynana futbol oyunu vardır.

Taş ve kaya, toprak krallığı'nın en büyük doğal kaynaklarıdır. Toprak Krallığında toprak bükücülük neredeyse her şey için kullanılır. Ateş ulusu kadar fosil yakıtları kullanmasalar da bazı köylerde kömür ve kereste madenlerinden madencilik yapılabilir. Toprak krallığının bol verimli topraklarında bir çok çeşit sebze ve meyve yetiştirilir.

mimari, çiftçilik, marangozculuk, avcılık ve madencilik Toprak Krallğı endüstrisinin temel taşlarıdır. Toprak Krallığı vatandaşları her kademenin kar sağlayacağı ileri seviye bir ticaret ve tanıtım sistemi geliştirmişlerdir. Omashu'nun posta ve katı atık sisteminden,Ba Sing Se'nin metro istasyonları ve çeşitli buluşlara kadar toprak bükme kullanılır ve Toprak krallığının sofistike halkına hizmet ederler.

Hükümet

Toprak krallığı, eyaletlere, ana şehirlere, küçük kasbalara ve bağımsız yerleşim birimlerine bölünmüş geniş bir ulustur. Başkenti Ba Sing Se'dir. Ba Sing Se'de Toprak kralı denilen merkezi bir karar merci olsa da Omashu gibi büyük eyaletlerin Kral Bumi gibi kendi krallar vardır. Toprak Krallığınn hükümeti, merkezi Konfedere Monarşidir. Toprak kralları gücü hükümet bürokrasisine bırakırlar. Toprak Krallığı düşmeden önce toprak kralı daha çok bir figürdü. güç asıl olarak Dai Li'nin başkanı, Toprak krallığının kültür bakanı ve aynı zamanda kralın da danışmanı olan Long Feng'in elindeydi. Bu aynı zamanda Ba Sing Se hükümetinin kendi duvarları dışındaki gücünü çok az kullandığı anlamına da gelirdi. Ki temel olarak toprak krallığının tüm durumunu açıklamaya yeterdi.

Ba Sing Se'deki hükümet, savaş boyunca oldukça baskıcıydı. Long Feng nüfusu sosyal ve ekonomik derecelerine göre ayırmıştı. Ayrıca Ba Sing Se hükümetinde bürokrasi çok fazla idi. Kral ile görüşebilmek bile Avatar dahi olsanız en iyi ihtimalle 6 hafta sürüyordu. Toprak krallığı büyük ölçüde Çin'deki King Hanedanlığından etkilenmiştir.

Ordu

Toprak krallığı askeriyesi en çok kara kuvvetlerine bağlıydı. Ateş ulusu gibi, Toprak Krallığı ordusu da bükücüler ve normal piyadelerden oluşur. Bükücü olan olmayan askerlerin her biri oldukça çeşitli silahlardan taşırlar. bükücü olmayan askerler daha ağır silahlandırılırlar.

Toprak krallığı askerleri imparatorluğun farklı bölgelerinde farklı renklerde üniformalar giyebilirler. Sarı kahverengi (kitap 1 Bölüm 7 "The Winter Solistice"), açık yeşil (Kitap 2 Bölüm 1 "The Avatar State"), bronz kahverengi (Kitap 2 Bölüm 12 "The Serpent's Pass") üniformaların her biri görülmüştür. Omashu'nun bükücü olmayan askerleri yaprak yeşili renklerde, krallıktaki diğer bükücü olmayan askerler ise sönük zeytin yeşili üniformalar giyerler. Ba Sing Se'de duvardaki askerler siyah ve altın sarısı renginden yapılmış, daha farklı üniformalara sahiptirler.

Çeşitli toprak bükücülere danıştıktan sonra mekanikçi, sonradan İStilada kullanılacak toprak bükme ile çalışan tanklar tasarlamıştır.

DAi Li

Dai Li, Ba Sing Se'nin kültürel mirasını koruyan ve Kültür bakanı ve istihbarat başkanı Long Feng'e doğrudan bağlı bir birimdir. Ba Sing Se'içinde savaştan söz edenleri yakalayıp yeniden eğitirler(beyin yıkarlar). Toprak kralına hizmet etmelerine rağmen sadece Long Feng'e sadıktırlar. Toprak krallığı başektine yapılması planlanan darbe girişiminde Azula'nın emri altına da geçmişlerdir. Dai Li yüzyıllar önce Avatar Kyoshi tarafından Ba Sing Se'nin kültürel mirasını korumak için oluşturulmuştur.

Dai Li Çin'deki Qing hanedanlığında ikinci dünya savaşı sırasında yine Dai Li olarak bilinen hükümet ajanlarından modellenmiştir.

Kyoshi Savaşçıları

Kyoshi adasında bulunan ve Suki önderliğinde tamamen kadınlardan oluşan bir savaşçı grubudur. Dövüşlerinde hiç bir bükme sanatı kullanamamalarına rağmen iyi eğitimli ve Avatar Kyoshi'yi onurlandıran bir dövüş stilleri vardır. Kyoshi adası genel olarak savaşta tarafsız kalmasına rağmen, Avatar buraya geldikten sonra bu durum değişmiştir. Kyoshi Adası Savaşçıları, toprak krallığına direnişte yardım etmek için mültecilerin Ba Sing Se'ye rahatça ulaşmalarına yardımda bulunmuştur. Ayrıca Appa'nın kayıp günlerinde, Appa'yı Prenses Azula, MAi ve Ty Lee'de korumaya çalışmışlardır. Azula Mai ve Ty Lee'ye yenilmelerinin ardından bu üçü, Kyoshi Savaşçısı görünümüne Toprak Kralı'nın sarayının içine sızmayı başarmışlardır. buna rağmen Kyoshi savaşçıları Appa'nın hayatını kurtarmayı başarmışlardır.


Beşli Konsey
Yüksek Rütbeli beş toprak krallığı generalinin Ba Sing Se dışındaki askeri ve stratejik hamleleri değerlendirdiği bir kurumdur. bunun yanı sıra beşli konsey aynı zamanda Kral Muhafızları denilen elit bir dövüşçü grubunu da kontrol eder. Beşli konsey kralın isteğiyle kurulmuş ve Long Feng'in yükselişine kadar kral ile eşit otoriteye sahiptir. Prenses Azula'nn başkente darbe girişimi sırasında, tamamı Dai Li ajanları tarafından yakalanmış ve hapsedilmiştir. Beyaz Lotus üyelerinin sayesinde serbest bırakılmışlardır.

Kralın Muhafızları
Ne Dai Li ne de orduya bağlı olup doğrudan Toprak Kralını koruyan gruptur. SArayı koruyan yüzlerce muhafız olduğu görülmüştür.

Yerleşim birimleri

Kyoshi Adası


Avatar Kyoshi tarafından insanları istiladan korumak amacıyla Güney denizinde kurulmuş bir adadır. Adanın aynı zamanda bir tür liman olması nedeniyle, tacirlerin ve seyehat edenlrin mola noktalarındandır. Kyoshi adasının iş gücü adanın çeşitli yerlerine dağılmış küçük köylerde kendine yer bulur. Her köyün kendi lideri olup Kyoshi Adası Savaşçılar tarafından korunur. Üzerinde neredeyse hiç bir askeri güç barındırmaması sayesinde Ateş ulusu savaşının yüz yıl boyunca dışında kalmayı başarmıştır. Köylüler dışarıdan gelenlere karşı pek sıcakkanlı değillerdir. ateş ulusu ajanlarından şüphelenirler. Bunun yanısıra Avatar'ın köye gelmesinin ardından daha hoşgörülü olmuşlardır.

Omashu

toprak Krallğı'nda kurulan ilk şehirdir ve Romeo ve Juliet gibi bir aşk hikayesine dayanır. Oma ve Shu aynı zamanda ilk toprak bükücülerdir. Bir dağdadır ve çevresi kanyonlarla ve dev bir geçitle kaplanmıştır. Büyük taş kapılar ile korunur. Buna rağmen savaş sırasında Ateş ulusu tarafından ele geçirilimiştir. Omashu'nun ana endüstri kolu silahlar ve savaş aletleridir. Bu nedenle dağıtım sistemi de çok gelişmiştir. Yerçekimi ve Toprak bükmeyi kullanan etkili bir dağıtım sistemi vardır.

Ba Sing Se

Ba Sing Se, Toprak krallığı'nın başkentidir. Girilemez ve dış dünyadan tamamen izoledir. Ateş ulusu generali Iroh'un 600 gün süren ve sonunda oğlunu kaybetmesine neden olan kuşatmaya dayanmıştır. Ba Sing Se'nin bu kuşatmalara dayanabilmesinin ardındaki sır duvarlarıdır. En Dış duvar ile yerleşim bölgesi duvarı arasında, çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirildiği tarlalar bulunur. Bu tarlalar şehrin kendi kendine yiyecek ve içecek sağlamasına neden olur. Yüz yıllık savaş dahilinde bu duvarlar sadece iki kez zorlanabilmiştir. Bunlardan biri General Iroh'un 600 günlük kuşatması esnasında, diğeri ise Azula'nın matkap ismi verilen savaş aracı ile saldırısı sırasındadır.

İkinci kitapta şehir, sosyal sınıflara göre farklı alanlara ayrılmış şekilde gösterilmiştir. Fakirlerin ve mültecilerin yaşadığı gettolar şehrin geri kalanından duvarlar ile ayrılır. Antik Çin'deki sosyal sınıf etkileşimine doğrudan bir göndermedir. Şehir duvarları dahilinde, devam eden savaştan konuşmak yasaktır. Bu, şehrin kültürel mirasını korumak amacıyla apılmış olup kendisini dünya üzerindeki tek "ütopik" şehir yapmaktadır. Kralın sadece bir figür olduğu gösterilip şehrin asıl yöneticisinin Dai Li'nin başkanı Long Feng olduğu da dizi dahilinde sunulmuştur. Savaştan söz edilmemesi için insanları sıkı bir kontrole tabi tutarlar ve bu durumda şehir içindekiler tarafından girilemez şehir olarak nitelenir. bu kurallara karşı gelenler, Dai Li tarafından savaşın olmadığına dair, beyin yıkama işlemine alınırlar.

Ba Sing Se'nin anlamı "Girilemez Şehir" olarak söylenmiştir (kitap 2 Bölüm 13 "The Drill")

Toprakbükme

İnsanlar toprak bükmeyi ilk olarak, görmek ve doğa ile iletişim kurmak için bu işlemi yapan kör köstebeklerden öğrenmişlerdir. toprak bükmeyi ilk öğrenen insanlar bu sanatı birbirleriyle görüşebilmek için kullanan Oma ve Shu ismindeki aşıklardır.

Toprak bükme genel olarak Kung Fu'nun Hun Gar stiline dayanır. Savaş sanatı hayvanların hareketlerine dayandırılır. Kaplan sert gücü temsil ederken Turna hafif gücü temsil eder. Harici durum bir tek, kör toprak bükücü olan Toph Bei Fong'ta ortaya çıkar. Onun stili "Southern Praying Mantis Kung Fu" stiline dayanır. Diğer bükme disiplinlerinin aksine toprak bükme, dinlemek ve saldırı için doğru zamanı beklemeyi merkeze alır. Toph bu tekniği yer köstebeklerinden öğrenmiş ve daha sonra Aang'e de öğretmiştir. Bu teknik toph ve Aang'e yerdeki titreşimleri hissederek onlarla görme yeteneğini sağlamaktadır.

Uzman Teknikler
Kum Bükme: Bir tür çöl toprak bükücüsü bu tekniği geliştirmişlerdir. Bu tekniği dövüş ve nakliye için bolca kullanırlar.

Yergörüşü: Yer köstebekleri, yani orjinal toprak bükücüler, tamamen kördür. Toprak bükmeyi ve topraktaki titreşimleri hissederek "görmek" eylemini gerçekleştirirler. Toph bu tekniği küçük bir kız iken direk olarak yer köstebeklerinden öğrenmiştir ve kendisi de kör olduğu için bu tekniği hayatının geri kalanında görmek üzere kullanmıştır. Yer görüşünü kullanabilen insanlar sadece Toph ve Aang'tir.

Metal Bükme: Metal bükme imkansız olarak değerlendirilmiştir fakat Toph eşsiz yergörüşü tekniğini kullanıp metalin içindeki küçük parçaları görerek onları yönlendirmeyi başarmış ve bu tekniği bulmuştur. DAha sonraları bu konuda iyice uzmanlaşmış ve neredeyse çok az güç harcayarak metal bükebilir hale gelmiştir. Toph bu tekniği kendisini metal ile kaplamak için kullanabilir. Bu sayede metal taştan daha sert oluğu için ateş bükücülerin gönderdiği ateşlerden de etkilenmemiştir.

21 Haziran 2009 Pazar

Avatar Evreni (Kısım 2) - Su Kabilesi

Su kabilesi üyeleri genel olarak iki yerleşim bölgesinin birinde yaşarlar. bunlar iki kutupta yer alan Kuzey Su Kabilesi ve Güney Su Kabilesidir. Ayrıca Foggy Swamp Tribe isminde, Toprak krallığı bataklıklarında yaşayan bir grup daha vardır(kitap 2 Bölüm 4 "The Swamp"). Su kabilesi hidrokinesisin mistik bir sanatı olan Su bükme üzerine pratik yapan erkek ve kadınlardan oluşur. güney kabilesinde, Ateş Ulusu diğer tüm bükücüleri yakalayıp esir aldığı için geride kalan tek su bükücü Katara'dır. Bunun aksine Kuzey Su kabilesinde ise Su bükücü bolluğu vardır. Kuzey su kabilesi erkeklerin yalnızca dövüşmek, kadnların da iyileştirmek için su bükme kullanmasını telkin eder.

Kültürleri

Etnik olarak güney ve kuzey su kabileleri üyeleri, açık veya koyu kahverengi saçlara, mavi gözlere, kahverengiye çalan bir ten rengine sahiptir. Kıyafet ise genel olarak, beyaz kürk ile kaplı mavi anorak ve pantolondan oluşur.

Su kabilesinin ulusal amblemi, beyaz bir hilal içeren çember ve okyanus dalgalarını temsil eden üç yatay siyah çizgiden oluşur. Amblemdeki hilal ve okyanus dalgaları, insanları güç veren okyanus ve ay ruhları Tui ve La'yı sembolize eder. Her dört ulusun da baskın bir mevsimi vardır. Su kabilesinin baskın mevsimi kıştır. Diğer mevsimlere göre daha çok su bükücü kışın doğar ve güçleri uzun gecelerle birlikte kışın en yüksek seviyede olur. Su kabileleri genelde kutupta yaşadğı için kış havası genelde sabittir. Donmuş kutuplarda ve deniz ile okyanus kenarındaki buzullarda yaşadıkları için doğal kaynaklar ve yemek için okyanusa bağımlıdırlar. Su kabilesi avcıları doğal olarak alanlarında en iyisidirler.

Ordu

Güney kabilesinin tüm yetişkin erkekleri tam eğitilmiş savaşçılardır. Silahları, sopalar, kemikten yapılmış mızraklar, bumeranglar, pala kılıçlarıdır. Kuzey su kabilesinde su bükücü olmayan savaşçılar da yer alır. Genelde yalnız dövüşmekten çok beraber savaşırlar. Her su bükücüye en az bir su bükücü savaşçı daha eşlik eder(kitap 1 bölüm 19: "The siege of the north part 1").

Foggy Swamp Water Tribe'ın resmi bir askri gücü yoktur. bunun yanısıra dışarıdaki yaşamdan çok bataklık içinde doğal yaşama adapte oluklarından bataklık kamışlarını bükebilen bükücüler mevcuttur.

Güney kabilesinin gemileri filika şeklindeki yelkenlilerdir. Omurgaları ahşaptan oluşur. bu gemiler en az iki kişi tarafından kullanılır. biri ana kumanda da diğeri de yelkeni kontrol eder. Savaştan çok nakliyat için yapılmışlardır.

Kuzey su kabilesinin en çok kullanılan gemisi, çift omurgalı su bükme ile hareket eden teknelerdir. Küçük olduğu için bir çok farklı uygulamada kullanılabilirler. Nakliyattan şehrin içindeki kanallarda sivilleri taşımaya kadar. Ana amaç olarak kısa okyanus yolculukları için yapılmışlardır. Savaşçılar bu gemilerle Kuzey Su kabilesini dışarıdan korurlar.

İlk istila sırasında Sokka ve Mekanikçi, Ateş ulusu başkentine girebilmek için su bükme gücü ile çalışan denizlatılar tasarlamışlardır.

Kabileler

Su kabilesi grupları, coğrafi nedenler ve element ile yakınlıkları nedeniyle üç ana kültüre ayrılır. Savaştan önce ayrıyken de kuzey ve güney kabileleri birbirleriyle iletişim halindeydi. Bu kabileler gerçek hayatta Kuzey Amerika'daki Inuit kabilesinden esinlenilmiştir.

Güney Su Kabilesi
Savaş boyunca güney su kabilesi soylarının tükenmesi ve yok olma tehlikesiyle karşılaşmışlardır. bükücü nüfusunun çoğu ya yokedilmiş ya da Ateş ulusu tarfından esir alınmıştır. Güneydeki tek su bükücü Katara'dır. bunun haricinde güneyli bir diğer su bükücü olan Hama'da Ateş ulusunun hapishanesinden kaçmayı başarmıştır. Bükücü doğan çocuklar öğretecek kimse olmadığından bükücülüklerini geliştiremezler. Savaştan önce güney su kabilesi de bir çok şehirden meydana geliyordu fakat savaş boyunca dağılarak çok çok küçük gruplara bölünerek yaşamaya başladlar. Pek fazla tehlike arz etmedikleri için Ateş ulusu genel olarak güney su kabilesini daha sonra rahat bırakarak en büyük ve zor hedefleri olan Toprak krallığına odaklanmaya başladı. bu süre içinde tabi periyodik olarka su bükücüleri imha etmeye devam etti.

güney su kabilesi, erkekler savaşmak için toprak krallığına gittiğinden beri savunmasızdı.

Kuzey Su Kabilesi
Kuzey su kabilesi yüz yıl süren savaşta ayakta kalmayı başardı.Kuşatma stratejisi kuzey su kabilesini hadlerini aşmadan, Ateş ulusuna karşı savunmaya yeterli oldu. öte yandan bu aynı zamanda, kuzey su kabilesinin sınırları içinde de etkilere neden oldu. bu kabile resmi bir savaşçı tarafından yönetilir. Bir tür patriklik şeklinde yönetildiği için cinsiyet ile ilgili kısıtlamalar çokça görülürdü. Su bükücülük savaşın yanı sıra bir çok farklı alanda da kullanılırdı. Erkeklere su bükmeyle ilgili savaş sanatları öğretilirken kadınlara, iyileştirme üzerine dersler verilirdi. Katara Aang ve Sokka kuzey su kabilesine gittiğinde bu nispeten değişti. Su bükücü olmayan kadınlar ise, ev işleri yemek yapmakla ilgilenyordu. Su bükücü olmayan erkekler de balıkçılık ve avcılık gibi konularla uğraşıyordu.

Mantık eviliği veya anlaşmalı evlilikler kuzey su kabilesinde olukça yaygındı. Geleneksel olarak erkek, kadının ailesinin izni sonrası müstakbel gelin adayı için bir tür kolye oyardı(Kitap 1 Bölüm 18 "The Waterbending Master").

Başkentleri Venedik'in buzdan yapılmış bir benzerini andırır. ulaşım için kanallar ve köprüler kulanılır. Şehir içindeki üç katmanlı savunma ağır silahlı askeri birlikler tarafından korunur. Şehrin üç yakasındaki derin uçuruma dikilmiş kuleler şehre doğal bir savunma sağlar. Deniz kapıları da şehri düşman donanmasından korur. Kuzey Su Kabilesi gibi başka şehirlerin olup olmadığı dizide belirsizdir.

Subükmek

Su bükücüler su bükmeyi aydan öğrenmişlerdir. Ataları med-cezir ve gelgitler sayesinde itme ve çekme kuvvetlerini öğrenmişlerdir. Bu sayede ilk su bükücüler suyu nasıl yönlendirebileceklerini öğrenirler.

Su bükmek, su akış hissini anımsatan yavaş ve elegant formlarda hareketler içeren Çin savaş sanatı Tai Chi ye dayanır. Diğer bükme sanatlarının aksine su bükücülük rakibinin gücünü kendine karşı kullandırmaya odaklanır. Su bir çok şekle girebildiği için Su bükücüler suyu, dondurabilir, eritebilir, buharlaştırabilir ve yoğunlaştırabilirler. Suyun farklı fiziksel şekillere girişi sayesinde su bükücüler, savunma, kaçma ve saldırı teknikleri bilirler. bunlar, rakibini bir buz kalıbının içinde hapsetmek, sisli bir duvarın arkasına saklanmak, buzdan bir platform oluşturarak onun üzerinde hareket etmek gibi tekniklerdir. bir su bükücünün savaştaki zaferi genel olarak tekniğe ve yeteneğe dayanır. İleri seviye su bükücüler nefesleriyle de suyu dondurabilirler. Geceleri günüzlerden daha güçlüdürler. dolunay zamanında ise en kuvvetli oldukları dönemi yaşarlarken ay tutulması esnasında tamamen güçsüz kalırlar.

Uzman Teknikler

İyileştirme: Bazı su bükücüler suyu bir katalizör olarka kullanıp, vücuttaki Chi yollarını yeniden yönlendirerek bazı hastalıkları iyileştirebilirler. Bu iyileştiriciler yara, yanık ve kesikleri kısa sürede iyileştirir. Kuzey kutbundaki spirit pool da bulunan su özel iyileştirme yeteneklerine sahiptir. Bununla ölümcül darbe almış yaralılar dahi iyileştirebilir ki Katara bu suyu Aang Azula tarafından vurulduğunda kullanmıştır. Kuzey su kabilesinin geleneklerine göre iyileştirme ancak kadın su bükücülere öğretilir.

Bitki Bükme: Su bükücüler bitkilerin köklerindeki suyu kullanarak onları yönlendirebilirler. Foggy Swamp tribe bu özelliği bataklıkta hayatta kalmak için kullanmış ve geliştirmiştir. bunun anısıra bitkileri bir su kaynağı olarak da kullanabilirler. Bitkideki tüm suyu çekerek bitkiyi öldürebilirler.

Kanbükme: Kan bükücülük Su bükücülere yaşayan varlıkların içindeki suyu kontrol etmesine izin veren bir tekniktir. bu teknik Güney Su kabileli Hama tarafından keşfedilmiş ve bu sayede tutulduğu hapisteki gardiyanların bedenlerini kontrol ederek hapisten kaçmasını sağlamıştır. Daha sonra bu tekniği Katara da öğrenerek Su bükücülüğün en üst seviesine çıktığını göstermiştir.

Avatar Evreni (Kısım 1) - Hava Göçebeleri


Efenim bu güzel pazar günnüde Avatar evrenine dair biraz daha detaya girmek arzusundayım. Feci özledim bu seriyi. Olsa da izlesek diyesi geliyor insanın. Bu konu hakkında detaylı türkçe yazılar olmadığı için hemen bu işi üzerime alıp Avatar evrenine dair bir kaç yazı yazmak istedim. bunlardan ilki Hava Göçebelerini anlatan bir yazı olacak. Genel olarak wikipedia daki formata uyacağım.

Efenim, Hava göçebeleri gezgin hava bükücülerden oluşan bir ulustur. Kendileri aerokinesisin mistik sanatı olan Hava bükmek üzerine pratik yapan erkek ve kadın keşişlerden meydana gelir. Dizideki diğer uluslar gibi büyük ve görkemli şehirleri yoktur fakat bunun yerine dünyanın dört köşesine konuşlanmış dört adet hava tapınağı mevcuttur. Bu tapınakların biri Toprak Krallığının yüksek dağlarından birine kurulurken diğer üçü ise uzak adalardadır.

Yüz yıl önce Ateş ulusu tarafından yapılan soykırımın kurbanı olmuşlardır. Dizinin şimdiki zamanında soyları tükenmiş kabul edilmektedirler. Bu soykırımdan tek kurtulan Avatar'ın bizzat kendisi olan Aang'tir.

Kültürleri

Hava göçebeleri, turuncu, sarı safron ve kahverengi kıyafet giyerler. Aang ve diğer genç havabükücüler, uzun yenli sarı giysilerinin üzerine turuncu atkı, kahverengi kemer, arkası kahverengi olan sarı pantolon ve dizlere ulaşan kahverengi çizme giyerler. Uzman keşişler, sarı, turuncu ve kahverenginin farklı tonlarında uzun cübbeler giyerler. eğitimini tamamlayıp hava bükme ustası olan havabükücülere başından, arkasından, kollarından ve bacaklarından mavi oklu dövmeler yapılır.

Hava sembolü, kahverengi bir çember üzerine üç spiralden meydana gelir. Bu sembol hava tapınaklarında bolca bulunur ve Tibet merkezi sembolüne dayanır.

Hava göçebeleri, uçan bizonlarının üzerinde dünyayı dolaşan yüksek rakımlı tapınaklarda çalışan ve yaşayan barışçı bir topluluktur. Gerçekte, Shaolin rahipleri ve Tibet keşişlerine dayanırlar. tüm hava gezginleri hava bükücüdürler ve hava bükmeyi genel olarak doğayla uyum içinde yaşamak adına kısıtlı bir biçime savunma amaçlı kullanırlar. meditasyon hava göçebelerinin günlük yaşamlarının önemli bir parçasıdır. Meditasyon, enerjilerine yoğunlaşmalarını ve elementlerinin potansiyelini anlamarında yardımcı olur. Bir hava bükme ustasının başındaki ok, doğal olarak hava büken ve insanlara hava bükme konusunda ilham veren uçan bizonların başındaki okun yansımasıdır. Dövmeleri ve usta sıfatını kazanmak için otuz altı çeşit hava bükme testini geçmek ve orjinal bir hava bükme tekniği geliştirmek gereklidir.(kitap 1 Bölüm 3 "Southern Air temple")

Hava göçebeleri çevre ile dostane ilişki içerisindedir. Ekolojik bir ayak izi bırakmayı reddetmişlerdir ve kendi endüstrilerini ve yiyeceklerini doğal yollarla geliştirmeyi tercih etmişlerdir. bu nedenle de vejeteryan bir yaşam tarzını benimserler.

Hava Tapınakları

Güney hava Tapınağı: Güney su kabilesinin yakınlarında yer alıp sadece erkek hava keşişlerine açıktır. İçinde bir "hava topu" ve "pai sho" odası bulunur. Ateş ulusu saldırısından önce, çeşitli ağaçlar ve bitkiler de tapınakta mevcuttur. Tapınağın ortasında, yalnızca hava bükme ustalarının ve Avatarın girebileceği bir oda mevcuttur. Aang ve akıl hocası gyatso bir süre orada bulunmuşlardır.

Kuzey Hava Tapınağı: yine sadece erkek hava bükücülere açık olup diğer kutupta bulunur. Kuzey su kabilesinin hemen yanındadır. Bizon Polo turnuvaları da bir zamanlar burada düzenlenmiştir. Dizideki şimdiki zamanda bu tapınak, bir mekanik uzmanı olan adam ve yakınlarından oluşan bir mülteci grubu tarafından kullanılmaktadır(Kitap 1 Bölüm 17: "Northern Air Temple").

Doğu Hava tapınağı: Ba Sing Se'ye çok yakın bir yerde bulunup sadece kadın havabükücülere açıktır. Doğu ve batı tapınakları, tek dağa inşa edilen kuzey ve güney tapınaklarının aksine, üç dağa inşa edilmişlerdir. Tapınağın çevresindeki çiçeklere ve gölete açılan bir şelale vardır. Dizdeki zamanda şuan orada Guru Pathik yaşamaktadır(Kitap 2 Bölüm 19: "The guru")

Batı Hava Tapınağı: Ateş ulusu başkenti yakınlarında olup yine sadece kadın hava bükücülere açıktır. Tasarımı diğer hava tapınaklarına epeyce farklıdır. Bir kanyonun altında aşağı bakar biçimdedir. Tapınakta, fıskiye, dünyanın en büyük pai sho masası, bir eko odası ve heykellerden oluşan bir oda mevcuttur. Tapınak üçüncü kitap boyunca saldırı altında kalmıştır. Azula ve Combustion Man tarafından kısmen zarar görmüştür.

Havabükmek

Havabükücüler hava bükmeyi ağzı ve kuyruğuyla hava bükebilen uçan bizonlardan öğrendiler(Kitap 3 Bölüm 13 "The Firebending Masters"). Havabücüler ve Aang'te bir insanın havabükücülükteki ustalığını sembolize eden mavi ok dövmeleri bulunur. Hava bükücülük gerçek hayatta Ba Gua isimli savaş sanatına dayanır. Ba Gua genel olarak sabit dairesel hareketler ile rakibin hamlesini zorlaştırmasıyla bilinir. Kullanıcı kendi momentumunu bir silah gibi kullanır. Şüphesiz ki dört bükme sanatındaki en dinamik sanat hava bükücülüktür.

hava bükücüler havada dev sıçramalar yapabilir, yüksek hızla hareket edebilir suda ve eğik düzlemlerde koşabilir, havada süzülüp hortum gibi yüksek hızlarda spin yaparak rakibinin aklını karıştırabilirler. ağır objeler düşerken havayı bir tür yastık olarak şekillendirebilirler. Rakiplerinin dengesini bozmak için hava girdapları yaratabilirler.

Uzman Tenknikler:

Uçmak: Yüksek seviye havabükücüler uçabilirler. uçabilen ateş bükücülerin aksine bunu süresiz şekilde devam ettirebilirler.

Çok yüksek Hız: Havabükücüler hava bükmelerini herhangi bir şeyden daha hızlı gitmek için kullanabilirler. Aang bu sayede düz duvara kolayca çıkabilmektedir(Düz duvar deyince aklınıza ters bir kafiye gelmesin lan lsdflkşsşlkfa)

Havabükücü Soykırımı:

Dizinin şimdiki zamanından yüz yıl önce, havabükücüler Ateş ulusu tarafından soykırıma uğramıştır. bunun amacı tüm havabükücüleri ortadan kaldırarak Avatar döngüsünü kırıp emperyalist savaşlarındaki en büyük engeli yok etmektir. Havabükücülerin Sozin'in kuyruklu yıldızı ismi verilen kuyruklu yıldız sayesinde durdurulamaz güçteki ateş bükücülere karşı kendilerini savunması imkansızdı. Bu soykırımdan geriye kalan tek hava bükücü soykırımdan kısa bür süre önce Tapınaktan kaçan 12 yaşındaki Aang'tir. Havabükücülerin bilinen son kalıntıları, ikisi de Aang'in evcil hayvanları olan Uçan bizon Appa ve lemur Momo ve kuzey hava tapınağında yaşayan küçük böceğimsi hayvanlardır.

Şimdilik bu kadar efenim ileride diğer ulusları da anlatıcaz. Canım çekti çok fena yeniden izliyorum seriyi bu aralar anlayabileceğiniz üzere ksşfksalş