* Yolda yürürken sigara içerken, izmariti yere atmak zorunda kaldığım vakitler, izmariti öyle bir atmak ki yürüme tempomu bozmadan sıradaki adımımın tam da yere düştüğü anda izmaritin üzerine basması.
* Kibrit kokusu
* Uzun süre sigara içilmedikten sonra ciğere nüfuz eden ilk sigara içişin akabindeki baş dönmesi.
* Zaman zaman Tarantino filmlerinden fırlamış karakterler gibi sigara yakmaya çalışmak.
* bir yerde oturmuş sigara içerken, masadaki bir kişinin paketteki uyarıcı yazıyı göstererek "bak burda bile zararlı yazıyor" demesine neden olan zincirleme reaksiyonu tetikleyen, amcık kafalı beyninin üzerine doğru duman üflemek.
imza: Sigarası bitmiş biri.
ufak tefek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ufak tefek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ekim 2009 Çarşamba
4 Mayıs 2009 Pazartesi
Sevdiğim Ufak tefek Şeyler #6
* İçini huzur kaplatan birisiyle geçen bir günün ardından, geri dönerken otobüs camına başı yaslayıp, hayatta olduğunu iliklerine kadar hissettiren nefesler almak..
* Romantik komedilerin klişeleri.
* Darmadağın evi, bir gazla toplayıp yeni halinden ve derli toplulugundan sonra, bu memnuniyet verici görüntüye bakarak içilen keyif çayı veya kahvesi ile sigara.
* Çok az rüzgarın kendini gösterdiği bir havada, herhangi bir cafede dışarıdaki masalarda oturmak. Yüze son derece naif biçimle çarpan rüzgar ile sıcağın karışımı..
* Bir şişe şarap ve Edith Piaf sesine ruhunu satmak.
* Romantik komedilerin klişeleri.
* Darmadağın evi, bir gazla toplayıp yeni halinden ve derli toplulugundan sonra, bu memnuniyet verici görüntüye bakarak içilen keyif çayı veya kahvesi ile sigara.
* Çok az rüzgarın kendini gösterdiği bir havada, herhangi bir cafede dışarıdaki masalarda oturmak. Yüze son derece naif biçimle çarpan rüzgar ile sıcağın karışımı..
* Bir şişe şarap ve Edith Piaf sesine ruhunu satmak.
14 Mart 2009 Cumartesi
Sevdiğim Ufak tefek Şeyler #5
* İstiklal'de yürürken aksiyon filmlerine benzer zamanlamalar ile kalabalığın arasında gördüğüm boşluklardan kimseye dokunmadan geçmeyi başarabildiğim o "an". Öyle ki, sadece tek uygun zaman vardır, bir saniye gecikme ile ya birine çarpılır ya da yavaşlanmak zorunda kalınır. Stabil hızda o aradan kıvrakça sıyrılmak..
* Biri bir şey ima ettikten sonra "boşver" deyip konuyu sonlandırmak istediğinde "gıdakladın yumurtla" demek.
* İstiklal'de yürürken mp3 playerımda "The age of the understatement" çalarken birden deli danalar gibi hızlanmam. Kulaklıktaki müziğe uyan yürüme temposu.
* İstikal'den taksime çıkışta, durakta gördüğüm otobüse yetişemeyeceğimi anladığımda hızlı hızlı Gümüşsuyu durağına giderek orada otobüsü yakalamak.
* Ellerim cebimde, kafamda hiç bir düşünce olmadan yürümek.
imza: Çizgilere basmadan yürüme obsesyonundan kurtulmak üzere olan biri.
* Biri bir şey ima ettikten sonra "boşver" deyip konuyu sonlandırmak istediğinde "gıdakladın yumurtla" demek.
* İstiklal'de yürürken mp3 playerımda "The age of the understatement" çalarken birden deli danalar gibi hızlanmam. Kulaklıktaki müziğe uyan yürüme temposu.
* İstikal'den taksime çıkışta, durakta gördüğüm otobüse yetişemeyeceğimi anladığımda hızlı hızlı Gümüşsuyu durağına giderek orada otobüsü yakalamak.
* Ellerim cebimde, kafamda hiç bir düşünce olmadan yürümek.
imza: Çizgilere basmadan yürüme obsesyonundan kurtulmak üzere olan biri.
11 Ocak 2009 Pazar
Sevdiğim Ufak tefek Şeyler #4
* Zaman zaman bir sosyal ortamda, o ortamdaki insanlara göre "küçük düşürücü" olacak bir durumun, o an orada bulunan bir arkadaşımın başına gelmek üzere olduğunu farkettiğimde mevzubahis küçük düşürücülüğü üstlenip, uygun cümlelerle değersizleştirmek ve az sonra o durum oluştuğunda, ilgili arkadaşın bundan utanç duymamasını sağlayabilecek anlık ortamı oluşturmak. akabinde, sadece gözler ile yapılan "teşekkür ederim", "sorun değil" diyaloğu..
* "Zımbırtı" ve "zamazingo" gibi joker kelimeler.
* Pek soğuk olmayan bir havada, iri taneli kar yağarken, Ezginin günlüğü'nden Leyla ve Louis Armstrong'dan What A Wonderful World dinlemek ve beraberinde kırmızı buzbağ yudumlamak.
* Bendeniz hanım kızımızın "demedim mi" isimli şarkısında, enstrümanların şiddetini kesip, Bendeniz'in "Günah..alnıma yazılmış, boynuma sarılmış, işli zalim karadantel..." sözlerini icra ettiği an ve bu sözler..
* Nescafe içmek zorunda kaldığım vakitler, kırmızı nescafe fincanında içmek.
* Uyumadan önce kafamda çeşitli sistemleri iyice detaylandırarak tasarlamaya çalışmak.
imza: çok karışık duygular içerisinde olan biri :)
* "Zımbırtı" ve "zamazingo" gibi joker kelimeler.
* Pek soğuk olmayan bir havada, iri taneli kar yağarken, Ezginin günlüğü'nden Leyla ve Louis Armstrong'dan What A Wonderful World dinlemek ve beraberinde kırmızı buzbağ yudumlamak.
* Bendeniz hanım kızımızın "demedim mi" isimli şarkısında, enstrümanların şiddetini kesip, Bendeniz'in "Günah..alnıma yazılmış, boynuma sarılmış, işli zalim karadantel..." sözlerini icra ettiği an ve bu sözler..
* Nescafe içmek zorunda kaldığım vakitler, kırmızı nescafe fincanında içmek.
* Uyumadan önce kafamda çeşitli sistemleri iyice detaylandırarak tasarlamaya çalışmak.
imza: çok karışık duygular içerisinde olan biri :)
3 Aralık 2008 Çarşamba
Sevdiğim ufak tefek şeyler #3
*Televizyon izlerken tatlı tatlı uyumak.
*Televizyon veya film izlerken sevdiceğin, başını koyuna yaslayarak uyuması ve saçlarını okşayarak koklamak.
*Uyuyakalmak.
*yoğun tempolu geçen bir süreçten sonra, üzerinde çalışılan işin bitmesiyle alınan rahatlama nefesi ve akabinde uyumak.
*Müzik dinleyerek uyumak fakat müzik dinlerken ne zaman uyumuş olacağını tahmin edip, bilgisayarı belli bir süre sonra kendi kendini kapatması için programlamak ve uyuyakalınan gecenin sabahında uyanıldığında bilgisayarı kapalı görmek.
*Alkollü bir geceden sonra eve gelindiğinde yatağa yatınca başın dönmemesi ve alkolün etkisiyle mide bulanmadan uyumak (nadiren oluyor:()
*Bir yerde otururken bir kaç dakika içimin geçmesi. Kendime geldiğimde sanki çok uzun bir zaman geçmiş gibi hissetmem ve sanki saatlerce dinlenmişim de şimdi çok dinçim haleti ruhiyesi.
*Uyumak üzereyken akla gelen garip senaryolar.
imza : uykusu olan biri.
*Televizyon veya film izlerken sevdiceğin, başını koyuna yaslayarak uyuması ve saçlarını okşayarak koklamak.
*Uyuyakalmak.
*yoğun tempolu geçen bir süreçten sonra, üzerinde çalışılan işin bitmesiyle alınan rahatlama nefesi ve akabinde uyumak.
*Müzik dinleyerek uyumak fakat müzik dinlerken ne zaman uyumuş olacağını tahmin edip, bilgisayarı belli bir süre sonra kendi kendini kapatması için programlamak ve uyuyakalınan gecenin sabahında uyanıldığında bilgisayarı kapalı görmek.
*Alkollü bir geceden sonra eve gelindiğinde yatağa yatınca başın dönmemesi ve alkolün etkisiyle mide bulanmadan uyumak (nadiren oluyor:()
*Bir yerde otururken bir kaç dakika içimin geçmesi. Kendime geldiğimde sanki çok uzun bir zaman geçmiş gibi hissetmem ve sanki saatlerce dinlenmişim de şimdi çok dinçim haleti ruhiyesi.
*Uyumak üzereyken akla gelen garip senaryolar.
imza : uykusu olan biri.
25 Kasım 2008 Salı
Sevdiğim ufak tefek şeyler #2
* Güzel bir yemek yedikten sonra masaya gelip "çay alır mıydınız" diyen garsonların samimiyeti. daha doğrusu istemeden teklif etmeleri :)
*Soğuk kış gecelerinde şehirlerarası seyehatlerin mola yerlerinde içilen 15 dakikalık sıcak çay.
*Pazar günleri saatler süren kahvaltı keyifleri nedeniyle 10 bardak çay içip edilen güzel muhabbetler :)
*Soba üzerinde duran ve tüm gece hiç soğumadan her daim içilebilen çayı taşıyan çaydanlık.
imza: bir çayseverin eskiz defteri (breh breh) :)
*Soğuk kış gecelerinde şehirlerarası seyehatlerin mola yerlerinde içilen 15 dakikalık sıcak çay.
*Pazar günleri saatler süren kahvaltı keyifleri nedeniyle 10 bardak çay içip edilen güzel muhabbetler :)
*Soba üzerinde duran ve tüm gece hiç soğumadan her daim içilebilen çayı taşıyan çaydanlık.
imza: bir çayseverin eskiz defteri (breh breh) :)
21 Kasım 2008 Cuma
Sevdiğim ufak tefek şeyler
*Nilüfer'in beni mi buldun klibinde cafede otururken giydiği boğazlı kazağı.(A tribute to prettyinpink) -(gecen geceki pretty in think programında bu kazağı yeniden hatırlattığı için teşekkürler)
*Robin Scherbatsky'nin How I Met Your Mother 4x06 da Ted in düğününe geldiğinde giydiği baklava desenli yeşil kazağı..
imza: Bir kazak fetişistinin günlüğü :)
*Robin Scherbatsky'nin How I Met Your Mother 4x06 da Ted in düğününe geldiğinde giydiği baklava desenli yeşil kazağı..
imza: Bir kazak fetişistinin günlüğü :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)