10 Nisan 2008 Perşembe

Ordem e Progresso - O Yer #2 -



efenim O yer dizimizin ikinci kısmını Brezilya'ya ayırdık. Başlıkta söylenen "ordem e progresso" brezilya bayrağında kendine yer bulmuş bir august comte sözüdür. türkçeye düzen ve ilerleme olarak çevirebiliriz sanıırm. dünyanın en ilginç bayraklarından biri olan Brezilya Bayrağındaki sarı altını, yeşil ormanları temsil eder. Ortadaki mavi küre ise gökyüzünü temsil ederken üzerindeki yıldızlar Brezilya'nın 27 eyaletini temsil eder. Ayrıca bu yıldızların dizilişi gelişigüzel değil, astronomik olarak da doğrudur.

Güney Amerika'da görmek istediğim ikinci ülke değil aslen brezilya lakin kıtada mevcut ağırlığı dolayısı ile Arjantin'den sonra ondan bahsetmek sanırım yerinde olur. Brezilya deyince akla sporsever biri için futbol, müziksever biri için samba ve elbette speltura, kendinden emin bir kahve gurmesi için elbette ki kahve üretimi, siyaset ile ilgilenen birisinin de aklına özellikle yakın dönem için abd ye uygulanan pasaport misillemesi, seyehat etmeyi seven biri için amazon gelecektir desek yalan söylemiş olmayız sanırım.

efenim bilindiği üzere Brezilya Güney Amerika'da ispanyolca değil de portekizce konuşulan tek ülke ve kıtanın da en büyük ülkesi. Bunun da nedeni ispanyol değil de Portekiz kolonisi olmasına dayanıyor. Efenim İspanyollar ve Portekizliler denizcilikte gelişip dünyayı adım adım keşfetmeye başladıklarında, yeni bulunan yerlerin paylaşımı konusunda ikisinin de riayet edeceği bir anlaşmayı Papa nın da ricası ile imzalarlar. Bu anlaşma neticesinde Brezilya Portekiz'e verilmiştir. Bugün dünya üzerinde nüfusu en kalabalık portekizce konuşan ülke. ne ironik. Elbette ki Portekizce nin genel özelliğinden dolayı dört beş isimli insanlar burada yaygındır. futbolu yakından takip edenler de bu konuyu gözlemlemişlerdir.



neyse efenim, biliyorum ki bu resmi görünce bir çok kişinin gözü gönlü açıldı. Brezilyalı hanımefendiler, dünya üzerinde güzellikleriyle nam salmışlardır doğal olarak. Eğlenmeyi pek sever Brezilya halkı. Hayatlarında eğlencenin önemli yer tuttuğunu söylemek yalan olmaz. Tabi ki bu eğlence sevgisinin küresel anlamdaki en önemli yansıması, Rio karnavalı. Rio hakkında bizim medyamızda tek gösterilen şeyin kalça bacak göğüs triosu olmasından ötürü tarihi gelişimi hakkında biraz bahsetmek gerek. Efenim tarihinden henüz bahsetmedim pek fazla ama brezilya da köleliğin legal olduğu dönemlerde, şubat ayında çiftlik sahipleri ya da kabaca -sahipler- kölelerine beş gün izin verirlermiş. bu beş gün içerisinde de köle hanımlarımız içer eğlenir dağıtırmış. Daha sonra kölelik kaldırıldığında da bu etkinlik devam etmiş ve günümüze kadar büyüyerek ulaşmış. fakat ilginçtir ki Rio karnavalı Brezilya'lıların pek de umrunda olan bir şey değildir, daha doğrusu fazlaca önemsemezler. tek önemsedikleri, kadınların geçit esnasında giydiği kıayfetlerin satışları. bunun yanısıra rio karnavalına çeşitli samba okulları katılırlar ve geçit töreninde boy gösterirler. bu geçit törenini kazanan okul da belli miktarda ödül kazanır. bu okulların futbolda olduğu gibi taraftarları vardır. Destekeledikleri okul kazanınca deli gibi sevinirler. bir de bu günler en fazla seks yapılan güm istatistiklerinde açık ara önde iken bedava prezervatif dağıtıldığını da notlarımız arasına ekleyelim.



Efenim yine tahmin ettiğimden uzun bir yazı oluyor. mümkün olduğunca kısa kesmeye çalışacağım. Biraz da Abd ye uyguladıkları pasaport misillemesinden bahsedelim. 11 eylül olaylarından sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde belli ülkelerden olan insanlara ülkeye girişlerde aşırı kontrol yapılmaya başlandı. Bu duruma oldukça sinirlenen Brezilya'da Abd vatandaşlarının ülkeye girişlerinde aynı sıkı denetimi uygulama kararı aldı. Öyle ki "us citizens" ve "non us citizens" şeklinde çıkışları olan havaalanları uyarıları vardır. güney Amerika da yükselen abd karşıtlığının en önemli sembollerindendir.

Tarihe biraz bakarsak, yukarıda Brezilya'nın ne için portekiz kolonisi oldugunu anlatmıştık. Bağımsızlık ve ikinci dünya savaşından sonra, Arjantin yazımızda bahsettiğim kaybeden göçler buraya da fazlaca olmuşturArjantin'e Avrupa'nın kaybedbe tarafları göç ederken Brezilya ya da Japonlar göç etmiştir. Bu nednele Brezilya da bugün japon nüfusu oldukça fazladır.

Her ne kadar Brezilya için dışarıdan eğlenceye çok düşkün insanların olduğu memleket gibi bir gözlem yapılsa da, kendi içinde de bu konuda ayrıştıklarını gözlemleyebiliriz biraz daha dikkatli incelersek. Efenim Brezilya nın dünyaca tanınan en önemli şehirleri sao paolo ve rio De Janerio dur. Bu iki şehir insanlarından, Sao Paololular rio de Janerio luları sürekli eğlence düşkünü zikimle kuşağım ipimle taşağım insanı ve boş insanlar olarak görürler aynı şekilde Rio insanları da Sao Paolo insanlarını sıkıcı suratsız insanalr olarak görürler. Bana biraz bizim ülkeye benzer geldi ama spesifik şehir ismi vermeyeceğim.



Efendim tabi Güney Amerika deyince kahve üretiminin önemini görmezden gelemeyiz. Brezilya da kahve üretiminde dünyada en ön sıralardadır. Fakat tarlada çalışan işçilerin koşulları maalesef hiç ama hiç iyi değildir. Bu konuyu can sıkmamak için uzun uzadıya açmayacağım ama bir kahve fincanıyla güne güzle bir başlangıç yapmak, ya da ertesi günkü ödev için uykuyu önlemeye çalışırken bunu bir saniye de olsa akla getirmek gerek diye düşünüyorum. Dünyanın hiç tanımadığınız bir ülkesinin hiç bilinmeyen bir şehrinin hiç bilinmeyen köyündeki bir işçinin içtiğiniz kahve çekirdeğini toplarken elleri yara içerisinde kaldı.



Bugün Brezilya nın dünyada bir sektör olarka yer bulduğu konulardan biri de şüphesiz ki Brezilya dizileri kavramıdır. Genel olarka bizim dizilere benzerler, iki günde yazılmış gibi görünen senaryoları, vasatın epey altında oyunculukları, ve kötü çekim kalitesi ile. Fakat brezilya dizisi bu özellikleriyle kendine dünyada yer edip milyonlarca da hayran kaznamıştır doğal olarka. hangimiz küçüklüğümüzde annemizle bir brezilya dizisi izleyerek büyümedik ha sorarım size a dostlar!

Neyse efenim, güney Amerika turunda elbette uğrayacağım ülkelerden biri Brezilya, fakat öncelikli olarka değil. Arjantin, bolivya ve kolombiya dan sonra geliyor. Tabi ki saydığım ülkeleri ve daha bir kaçını da anlatmaya devam edeceğim. Bir çok şeyden bahsetmek istiyorum o yüzdne postlar pek uzun oluyor, sürç-i lisan a karşı affola diyerek bitireyim.

1 yorum:

Fenridal dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.