30 Ocak 2009 Cuma

It's A Damn Cold Night

Merhabalar sevgili okuyucu. Türkiye soğuk bir haftasonuna girmek üzereyken, her yerde Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'taki ortadoğu konulu paneldeki konuşmaları ve moderatör ile el ele itişmesi, Peres'e söylediği sözler, muhteşem şekilde "one minute" deyişi ile daha da gelmem Davos'a türküsünü söylemesi konuşulurken, yine konudan konuya atlayacagım ufak bir yazı karalayacağım.

Allahım yine berbat bir giriş paragrafı oldu. Bu sabahın erken saatlerinde İzmit'e gittim, akşama doğru eve döndüğümde havanın da etkisiyle, buz gibi olmuş ev ısınana kadar iki kat battaniyenin altına atıverdim kendimi..Kendisini pek severek dinlemesem de Avril Lavigne isimli hanım kızımızın "I'm With You" şarkısının "it's a damn cold night" sözleri geldi aklıma. Hemen açtım tabi şarkıyı. Yıllar olmuştu neredeyse dinlemeyeli. İyi geldi diyebilirim. Hemen ardından da Winamp Nick Cave'den the Mercy Seat ve Pink Floyd'tan Hey You çalınca güzel bir ısınma süreci gelişti. "Open your Heart..I'm Coming Home.."

Bu winamp gerçekten müthiş bir program. Özellikle Shuffle bölümünde zaman zaman seçtiği şarkılar oha dedirtebiliyor az önceki sıralamada olduğu gibi. Eski bir arkadaşım winamp için "hikmetinden sual olmaz" derdi. Kendisine şiddetle katılıyorum. Öte yandan, winamp ın shuffle özelliğinin tam da doğru zamanda doğru parçaları seçme büyüsünün evrendeki genel enerji ile de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. einstein'in mutlaka varlığına inanıp üzerine kafa patlattığı ama sonuca ulaşamadan aramızdan göçüp gittiği "her şeyin teorisi" gibi biraz belki de. Örneğin Çarşambayı perşembeye bağlayan gece, yatmadan önce Lost'u internetten canlı canlı izleyeceğim yerlere bakmıştım öylesine. Sabaha karşı 06.00 da yayın olacagı yazıyordu bir yerde. O vakte kadar uyanık kalmayı imkan dahilinde görmediğim için yatağa yatıp uyumuştum. Fakat bir anda uyandım, aniden gözlerim açıldı öyle..Yani dışarıdan gelen bir sesten değil, öylesine kendi kendime uyandım. Yastığımın yanındaki telefonuma uzanıp saate baktım "05.59" du..Tam anlamıyla bir film karesinden fırlamış gibiydi görüntü..Yaklaşık 5-10 saniye baktıktan sonra saate 06.00 ya dönüşüne tanık oldum saatin. Buna biyolojik saat denebilir elbette fakat aylardır 9.30 dan önce kalkmıyordum. bu daha farklı bir şey. NLP mi? Bilemem, ama işte tam da bunun o "her şeyin teorisi" ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum.

biliyorum herkesin hayatında, "bunda bir iş var" deyip evrenin sırlarına kafa yorduğu dakikalar yaşatan vukular cereyan etmiştir. Ne bileyim, aklınızdan uzun süredir görmediğiniz biri geçer ve çat sokağa çıktığınızda o insana rastlarsınız gibi.. Bir tür altıncı his deniyor sanırım böyle durumlardaki öngörüye. Fakat bunun bir tür enerji ile biyolojik bağlantı kuran evrenin bütünselliği olabileceğini de düşünmüyor değilim. einstein belki bakış açısını tam tutturamadığı için meseleyi çözemeden aramızdan ayrılmıştı ama böyle bir bütünselliğin olduğuna dair inancı şüphe götürmezdi. P2p sistemlerindeki gibi bir enerji bütünselliği belki de. Herkesin, her şeyin enerjisinin bir parça kullanılıp ortak bütünselliği oluşturabilirliği. yani bu elbette ki "Var mısın yok musun" daki gibi, "hep beraber elimizi koyalım küçük çıkar" gibi değil. Artık o kutunun içindeki değiştirilemez ama, bir tür enerji bütünlüğü ile büyük olmayan kutuların hangileri olduğu tahmin edilebilir gibi..

Bir einstein daha çıkmasını bekleyecek dünya sanırım bunun çözümü için. yeri gelmişken, resimdeki kazaını da çok beğendim Albert amcanın. kazak fetişistliğim depreşiyor. Neyse kafayı bu konuyla bozmadım elbette. Öyle aklıma geldi 06.00 da birden uyanınca. Bunu bir araştırsın sebastian. L-Manyaktaki hangi köşeydi unuttum Sebastian'a buyur edilen köşe..

Copa Libertadores başladı. Neyini seviyorum bilmiyorum çünkü bok gibi futbol oynanıyor, yapılan pas hatalarını, öküzce tercihleri gördükten sonra Avrupa futbolunda barınamayacağı kesin olan Güney Amerika takımlarının ateşli seyircileri mi, yoksa Güney amerika'nın kendisini zaten sevdiğimden mi bilemiyorum.

Yazımı bitirmeden önce winampımın shuffle ını açıyorum bakalım hangi parçayı seçecek..

İşte bunu seçti..Can winamp ya..siz hemen bu paragrafa geçtiniz ama ben bir dakika için dailymotion da link baktım..winamp candır!!!!

2 yorum:

poetaster dedi ki...

sebastian'ın olduğu köşe atilla atalay'ın "eray"ı idi sayın kırca, belirtelim.
ayrıca bu yazıyı okuyunca aklıma nedense bir the sixth sense rengi geldi, evet.
"i see dead people"
:)

teletabi dedi ki...

:) teşekkürler Marika'm. tam sixth sense gibi oldu. ama o tam da sixth sense değil. 5.5. sense lkdkfsdaşlkf