17 Kasım 2008 Pazartesi

Fular

"Aslında tatil için gelmedim buraya" dedi kadın. Yan tarafında kış birasından bir yudum daha içiyordu adam bu arada. "Zaten bu mevsimde tatil yapmaya gelmezler buraya" diye gülümsedi adam. Bu gülümsemeye aynı şekilde karşılık verdi kadın gözlerini önce yere sonra da biraz yakınlarında duran denize çevirerek. Buraya oturmaya gelirken, yol (daha doğrusu patika) üzerinde yanlışlıkla bastığı ve sonra eline alarak buraya kadar getirdiği ufak bir yavru ağaç dalı ile yeri çiziktiriyordu. Belli şekiller yapmadan, öylesine..Garip sessizliklere alışıktı aslında kadın fakat bu kez, şuan, tam da şimdi bu sessizlikten kurtulmak istiyordu..

Bahardan kalma bir akşam vardı. Aralık ayına göre harika diye de nitelendirilebilirdi yazı pek sevenler tarafından. Konuşmak üzere nefes aldı kadın, bunu farkeden adam da dinlemek üzere, kafasının refleksi sayesinde ona çevrildiğini o an farkedemeyecekti. nefes aldığı anda konuşacağı için kadın da başını adama doğru çevirmişti. Kadın, bu durumun şeytan tüyünü farketmişti farketmesine ama artık birbirlerine tam da aynı anda bakarken başka bir şey yapmasının kabalık olacağını da hissediyordu. Aslında düpedüz bahaneydi. Çevirmek istemiyordu bakışlarını halihazırda baktığı yerden. Artık nefes alıp konuşmaya başlayacağı zamandan bir kaç saniye geçmişti. Şimdi konuşmaya başladığında bu durumu farketmemiş gibi davranamazdı. Konuşmaya, bu durumu hicvederek başlaması gerektiğini düşünüyordu şimdi de..
.....

Adam, neden geldiğini hiç sormamıştı kadına. "Zaten bu mevsimde tatil yapmak için gelmezler buraya" derken de bunu öğrenmek istediğini ima ettiğini kadına gösterdiğini düşünüyordu. Sağ elinin işaret ve orta parmağı ile, soğuk birasının dışındaki damlalarla oynuyordu yere bakarak. yere bakıyordu ama fikri "onun seyir defterindeydi". Gözucuyla da süzüyordu yeri, gelirken bulduklarında üzerine bir kaç esprili muhabbet geçirdikleri, ufacık dal ile naif biçimde karalamasını. Bağdaş kurmuş biçimde tam da şuan aklından geçenleri öğrenmek için neler vermezdi ki.. Onunla gitmek isterdi belki de gideceği yere. Kim bilir..Aklından geçirirken bunları bir şey söylemek için yüzünü kendine çevirmeye başladığını farketti kadının. Aslıda kendisi hiç de farkında olmadan ondan daha hızlı çevirmişti başını kadına. Öylece kalmıştı, dinlemek ister gibi can kulağıyla söyleyeceklerini. Dahası, dinlemek istiyordu can kulağıyla söyleyeceklerini. Daha tanışalı iki gün olmuştu fakat Edirne'den geldiği dışında hakkında başka bir şey bilmiyordu adam. İki gün olmasına rağmen yıllardır yanında hissettiğini biliyordu. Etkilenmişti. "Bu konuda kendime yalan söylememem gerek" diye geçirdi içinden. İlk fırsatta bunu ona söylemeliyim diye düşünüyordu. Ortada gözle görülmeyen fakat herkesin bildiği o cereyan mevcuttu. Pulp Fiction'da Vincent Vega'nın repliği geldi aklına. "O an bir şeyler cereyan eder. Farkındasınızdır." O an tam da buraya oturdukları andan şu ana kadar olan bölümdü. Adam bunları düşünürken, kadının bir söz etmek için niye bu kadar beklediği aklına geldi. Duraksadığına göre önemli bir şey olmalıydı..

Kadının ince tülden yapılmış ve boynuna astığı renkli fuları rüzgardan salınıp, birbirine bakan bu iki gözün arasına doğru havalandı. Kadın, kendini toparladı. Hicvedecek birşey bulamamıştı. söylemek istedikleri önemliydi de bu durumu hicvetmeden söze giremeyeceğini ve ne kadar önemli olduğunu karşı tarafa hissettiremeyeceğini düşündü birden. Gözünün önünde uçuşan fularını, eliyle toplayarak boynuna dolamaya başladı. Hafifçe öksürdükten sonra "Kalkalım mı artık" dedi. "Sabah İzmir'de olmam gerekiyor." Adam, fuların gözlerinin önüne geldiği andan itibaren bakışlarını başka yöne odaklamaya çalışmıştı yine, bakışlarını kadının bakışlarına odakladığı gibi istemsizce. "Tamam" dedi adam. Birasının son yudumlarını içerek ayağa kalktı..Heme nardından da kadın...
....
Vincent Vega'nın sözünün devamını hatırladı adam sabaha karşı evine girerken. "O an bir şeyler cereyan eder, farkındasınızdır..Ama farketmemiş gibi davranırsınız.."
....

Gecenin geç satlerinde arabasını Erikli'nin dışına sürerken kalbinin son derece şiddetli attığını hissedebiliyordu kadın. Kalbim Ege'de Kaldı şarkısına yakınlık duyacağını biliyordu ileride, daha Ege'yi ilk gördüğü yerde hissettiği bu denli şiddetli çarpıntıdan..Arabasından Esma Redzepova onu Trakya dan Ege'ye doğru uğurluyordu..

Aman Aman - Esma Redzepova

Hiç yorum yok: