7 Aralık 2008 Pazar

Çekim Aşaması ve Bayram

Cuma ve cumartesi günleri, ömrümde ilk defa bir set ortamında, bir programın çekimlerinde bulunmakla geçti. Cumartesi gecesi eve geldiğimde yorgunluktan gebermek üzereydim. Perşembe gecesi de iki saat kadar uyumuştum cuma ve cumartesi günleri hiç uyuma imkanım olmadı belki de bu yüzdendir fakat fiziki olarak da çekim süreci çok zorluymuş bunu gördüm.

Öncelikle, benim gibi hayatı boyunca yanlız çalışmaya alışmış bir insan için pek de alışık olunmayan bir ortamdı. Web sitesi yaparken her şeyi kendi başıma planlayıp yaparım efenime söyleyeyim ne bileyim program yazarken kendi kendime, ufak tefek hikayeler karalarken yalnız, kanalda çalışırken ana kumanda bölümünde yalnızdım. kanalın bilgi işlem bölümünde bir sorun olunca gidip bilgisayarlarla tek başıma ilgilenirdim. En önemli ekip çalışmam, tüm kanalın binasının network ve telefon ağını çekmekti. O da beş kişilik ve dijital elektronikten iyi anlayan insalardan oluşan bir grupla idi. Set ortamı tam anlamıyla ekip işi. Bir kere oyuncular açısından pek bilemeyeceğim fakat teknik ekibin tamamı gerçekten büyük övgüleri hakedecek biçimde çalışıyorlar. Sürekli ışık, ses, kameralar, bir sürü teknik malzeme mekandan mekana taşınır kaldırılıp kurulur. Hele ki çok fazla çalışan yoksa bu teknik bölümde adamın canını çıkartıyor resmen. Aletlerin bazılarını taşımak pek zor. Aslında, montaj kısmında katılacaktım mevzuya lakin olaylar öyle bir gelişti ki çekim aşamasına da katılmak durumunda kaldım. ışıkçı veya sesçi falan da olmadığım için alışmak çok yorucu ve zaman alıcı bir süreç oldu gerçekten. Çoğu vakit "benim burada ne işim var" sorusunu kendime sorarken buldum kendimi. İlk deneyimim olduğu için ve program da gerçek kesit ayarında olduğu için alışamadım. Kararımı verdim ki bu set ortamı bana göre değil.

Bir diğer farkettiğim nokta da, özellikle böyle çok düşük bütçeli programların ne zorluklarla çekildiğini öğrenmek oldu. Ha bana kalırsa "beceremeyeceksen hiç başlama" ya da "yarım yamalak yapacaksan hiç yapmaya kalkışma" sözleri iş hayatı için önde duran bakış açısı olarak kendine yer eder. her şeye rağmen iyi bir deneyim oldu benm açımdan ve set ortamının kesinlikle benim için uygun olmadığını öğrendim :)

Konudan ayrı olarak, bu bayramda Edirne'ye gidemeyeceğim gibi duruyor. Duruyor ne demek, yarın bayram ve ben hala istanbul dayım. Belki bayramın son günlerine doğru gidebilirim. Umarım :( . Bu bayramda, ilk gün daha herkes hayvanları kesip biçmekle uğraşırken izlemek istediğim bir kaç filmi izlemek istiyorum. Bayram gelmiş neyime :(((((

Öte yandan bayram gelmesi nedeniyle bugün, an itibarı ile memleketine gitmiş olan marikamın evdeki baklavalardan bahsetmesiyle canım fena halde baklava çekti. gittim aldım cevizlisinden pek mutluyum hepsini yedim. nioahahah

2 yorum:

poetaster dedi ki...

yani ne diyeyim şimdi,bayramda da açık kargocu var mı acep göndersek?
(ev teyzesi edasıyla)-şşşt, kargocu kardeş, bi baksana. baklava vardı bizim on bi gönderiversen sevabına, canı çekmiş çocuğun hadi,bayram bayram sevaba girersin ayol.
:)

teletabi dedi ki...

tatlı tatlı ev baklavası gelsin kargoyla. şerbeti kıvamında olsun. baklavaa