14 Aralık 2008 Pazar

Taraf Tutmak


Hayatın rutin akışı içerisinde insanlar yaşamlarına biraz heyecan katmak için çeşitli yollara başvururlar. Ufak tefek bu tür hareketler normal bir süreci heyecanlı hale getirebilir. Benim de zaman zaman farkında olmadan yaptığım eylemler var elbette. Bunlardan en önemlisi, taraf tutma eğilimi. Alakalı alakasız, ticari alan olsun, spor olsun, şehirler e ülkeler olsun arada rekabet olabilecek veya iki rakibin ya da bir amacın peşinde koşan iki adayın olduğu bir çok durumda o adaylardan, rakiplerden birini içten içe desteklerim. Son derece çeşitli alanlara yayılmış durumda tuttuğum taraflar. Bu güzel pazar gününde biraz bunlara değineceğim.

Öncelikle yiyecek alanına girelim. Her zaman, McDonald's a karşı Burger King i tutarım. Hatta bir aralar bu öyle güçlü bir taraf tutmaydı ki McDonals's şubelerini düşman toprakları olarak görürüm. Whopper'ın güzelliğinden bahsederim fırsatta. Tadı güzel olabilse de mesela mcdonalds menülerini sevmem. Çünkü tuttuğum taraf burger kingtir. bir kere "in the land of burgers, whopper is the king" diye bir söz var ortada. Ötesini konuşmaya gerek yok herhalde.

Bir diğer taraf ise Starbucksa karşı Gloria Jeans. Bu rekabette önceleri Kahve Dünyası tarafını tutuyorduysam da buralarda pek yakınımda olmaması dolayısı ile ve ezeli rakibimiz starbucks denen illet kuruluşun karşısına dikilmiş, kahveleri de son derece güzel olan Gloria Jeans ön plana çıktı. Bunu biraz şeye benzetiyorum. İzlemiş olanlar için You've Got Mail filminden bir sahneyi hatırlayın. Batı yakasına dev alışveriş merkezi açma niyetindedir FOX grubu. Oradaki mahalle ruhu ile büyümüş ve o toprakların felsefesine alışmış koşedeki dükkan çalışanı adam bu mağazanın önünden geçerkn burun kıvırır ve "rezalet" der. Onun gibi işte. Bir kere tuttuğum taraf olan Gloria Jeans kahve anlamında yetkin bir yapıya sahip. Br kaç ay önce zorunlu olarak girmek zorunda kaldığım bir starbucks ta istediğim colombian supreme sonrası "filtre kahve verelim, onlar da kolombiya'dan geliyor" denmesi üzerine şiddetle kaçtım ve doğru tarafı tuttuğumu anladım.

Aklıma gelen bir başka rekabet Firefox. Firefox bizim neyimiz, canımız. İlk başlarda kullandığımda ie'a fark atan yapısıyla sevmiş olsam da zamanla altında yatan ideolojik nedenler ön plana çıktı elbette. Bir kere istendiği gibi değiştirilebilir. Her türlü eklentiyle her şekle girebilir. Sadece siz nasıl isterseniz. Çabalarımız sonrası da bu alemde kendine yer edinmeyi başarmıştır. Her firefox başarısında kendimi çok daha mutlu hissediyorum.

Buna rağmen, az önceki ideoloji ile ters gibi olabilir fakat daha MSN ve Yahoo derin rekabet içerisindeyken de tuttuğum taraf vardı. Nitekim tuttuğum tarafın zamanla bu mücadeleyi kazanmasından da çok memnunum. Yahoo yu köşesine tıkmayı başardık. Şimdilerde gtalk ve google instant message servisleri ile mücadele içerisindeyiz fakat zorlu bir mücadele olsa da bu alanda gtalkı yenebileceğimize inanıyorum.

İnternet dünyasndan uğrayacğım bir başka yer ise Last Fm. İlk çıktığı vakitler derin bir ilgi uyandırmış olsa da zamanla bu alaka katsayısı x>0 || x<1 şeklindeki sayılarla çarpılarak değişti. Hiç bir zaman yüzümü dönüp gitmediğim, halen sözlük, blogger ile birlikte en çok uğradığım site olarak yanında olduğum ve tarafını tuttuğum yer oldu last fm. İkisi aynı kularda olmasa da last fm in zirvedeki yerini (popülerlik anlamında) sarsan olay facebook olduğundan ötürü de ona karşı da bir rakip edasıyla baktım hep.

Bir futbol maçı izlerken de hiç alakam olmayan takımlar da olsa hemen bir taraf tutmaya yakın hissederim kendimi. Bilenler bilir, çeşitli ülkelerden tuttuğum takımlr var. Beşiktaş, Sochaux, River Plate, favorilerimdir. Tabi çok daha fazlası var elbette. Sadece maç izliyor olmam yeterli bunun için:)

Genelde ikinci sıradakilere büyük sempati besliyorum. Birinci birincidir, saygımız vardır lakin birinciyle mücadele edebilecke kapasitede olan şey ise ikincidir. Zaman zaman birincinin gölgesinde kalan ikincinin barındırdığı pek güzel özellikler olur hep yakından bakılırsa. Kendi karakterlerini oturtmuş ve birinciden de nefret etmeyen ama onun kadar önemli olduğunu bilen mütevazı insanlardır ikinciler. Bu birincilik ve ikincilik durumu da taraf tutma eğilimime en çok şehirlerde yansır. Çeşitli ülkelerden, çeşitli şehirlere karşı sempati duyarım. Bunlar da genelde ikinci şehirler olurlar. Örneğin Mısır'dan Kahire'ye karşı İskenderiye, Romanya'dan Bükreş'e karşı Köstence, bulgaristan'dan Sofya'ya karşı Varna hep tuttuğum şehirlerdir.

kendimi zaman zman bu rekabete oldukça kaptırırım. Hatta rekabet olmasa bile kafamdan senaryo yazıp rekabet yaratır ve taraf tutarım. görüldüğü gibi çok çeşitli alanlarda tezahür eder bu. Siz de yapın, güzel oluyor :)

8 yorum:

ஐ๑renklikalem dedi ki...

okuması da güzel oluyormuş:) bi de you've got mail'e değinmen de cuk olmuş! =)

(tam pazar filmi yalnız, ben bu filmi bi tekrarlasam fena olmaz.)

teletabi dedi ki...

evet, çok güzel bir, pazar öğlen vakti sineması you've got mail. Ah nerede o eski meg ryan diyesi geliyor insanın izledikçe. :)

ஐ๑renklikalem dedi ki...

ben hem eski meg ryanı, hem de bilimum bu tarz eski filmleri özlüyorum.. hoş, ben hep eskiye bi özlem duyuyorum ya:)

teletabi dedi ki...

Trt'nin pazar sinemasını da unutmamak gerek aslında eskiye özlem demişken. Bir ara Star'da da çıkardı scotland yard falan. çeşitli western filmleri, fransız sineması örnekleri pazar sabahları. ah azizim o eski ramazanların tadı yok şimdilerde :)

icimden geldigi gibi dedi ki...

okurken kendimi sorguladım...:)

teletabi dedi ki...

sevinsem mi endişe mi duysam bilemedim bu durumdan :)

Merope dedi ki...

ya evet burger king kısmına tamamen katılıyorum!
taraf tutmak bir kenara mcdonalds ın kus kadar tatsız hamburgerlerini kim yiyo kardesim whooper varken :9
whooper a yazık :D

teletabi dedi ki...

whopper varken diğer burger çeşitlerinden konuşmak pek anlamlı gelmiyor bana da. :)